31 Aralık 2011

Küresel Enerji Devrimi


Maliyeti hızla düşmeye başlayan yenilenebilir enerjilerin elektrik üretimindeki payı büyüyor. 2010 yılında yenilenebilir enerji türlerine, termik santrallerden daha fazla yatırım yapıldı. Enerji ikmali yüzyılımızın ortalarına kadar büyük bir değişim geçirecek. Nükleer enerji santralleri son derece tehlikeli ve pahalı. Fosil enerji hammaddelerinin yerini de yenilenebilir enerjiler almaya başladı. Amerikan haber ajansı Bloomberg’in hesaplamalarına göre, 2010 yılında bütün dünyada rüzgâr, güneş, su ve biyokütle gibi enerji kaynaklarına 140 milyar avroluk yatırım yapıldı. Konvansiyonel enerji santrallerine yapılan yatırımlar ise 110 milyar avroda kaldı.

Rüzgâr enerjisi rüştünü ispatladı

Güneş enerjisi araştırmalarının yapıldığı Freiburg’daki Alman Fraunhofer Enstitüsü, yenilenebilir enerjilerin giderek ucuzladığını ve rüzgâr enerjisinden kazanılan elektriğin termik santral elektriğinden daha az maliyet doğurduğunu hesaplamış. Bilim adamları, rüzgârın durumuna göre, yeni rüzgâr türbinlerinin elektriğin kilovat saatinin 5 ila 9 avrosent'e, modern kömür santrallerinin ise 6,5 avrosent'e mal ettiğini belirtiyorlar. Termik santrallerin hava kirliliği gibi dolaylı maliyetleri de hesaba katıldığında, kömür santrallerine para yatırmanın anlamı kalmıyor.

Solar elektrik rantabl oluyor

Rüzgâr türbinlerinden elde edilen elektriğin maliyeti tedricen gerilerken, güneş enerjisinden üretilen elektriğin maliyeti hızla düşüyor. Fotovoltaik panellerinde güneş ışığının doğrudan elektriğe dönüştürüldüğü solar elektriğin kilovat saati bundan birkaç yıl öncesine kadar 50 avrosent'e geliyordu.

Afrika’nın kuzeyi ile ABD’nin güney eyaletleri gibi fazla güneş alan bölgelerde kilovat saat maliyeti 7 ila 10 avrosent'e düştü. Öncelikle Çin’deki solar tesis fabrikalarının artması maliyetlerin düşmesini ve güneş enerjisinin bütün dünyaya yayılmasını kolaylaştıracak. Solar termik santrallerdeki maliyet daralması, rüzgâr ve fotovoltaik tekniğindeki kadar değil. Solar termik tesislerin avantajı, dev aynalardan kazanılan ısı enerjisinin depolanıp, güneş ışığının olmadığı gece saatlerinde de elektrik üretiminde kullanılabilmesi.

Pahalı nükleer enerji

Yol açtığı bütün masraflar dahil edildiğinde nükleer enerji çok pahalıya mal oluyor. Bir nükleer enerji santrali 7 milyar avroya çıkıyor. Kaliforniya Enerji Komisyonu, nükleer elektriğin kilovat saatinin 12 ila 26 avrosent'lik maliyete yol açtığını hesaplamış. Buna harici maliyetlerin de eklenmesi gerekiyor. Bunların arasında nükleer yakıt atıklarının milyonlarca yıl çevreye sızıntı yapmayacak şekilde depolanması ve muhtemel nükleer kazaların sorumluluğunun üstlenilmesi sayılabilir.

Japonya Atom Enerjisi Komisyonu Başkan Yardımcısı Tatsujiro Suzuki, Fukuşima’daki nükleer felaketin Japonya’ya 250 milyar dolara mal olacağını açıklamıştı. Greenpeace, Çernobil felaketinin sadece Belarus devletine 1986-2006 yılları arasında 235 milyar dolarlık fatura çıkardığını tahmin ediyor.

Prognos Enstitüsü, Almanya’da meydana gelebilecek bir nükleer felaketin, komşu ülkelere vereceği zarar da dahil edildiğinde 5 trilyon avroya mal olacağını hesaplamış. Greenpeace, nükleer felaket senaryosunun sigortacılık açısından yol açacağı maliyeti de hesaplayarak, nükleer risklerin sigorta ettirilmesinin nükleer elektrik enerjisinin reel kilovat saat fiyatını 2,70 avroya çıkaracağını saptamış.

‘Yenilenebilir' 2050'de en ucuz enerji olacak

2011 yılında Almanya hükümeti, 2050 yılına kadar elektrik üretiminde yüzde yüz oranında güvenli ve yeterli yenilenebilir enerji türlerine geçilmesinin Avrupa ve Kuzey Afrika’da yol açacağı maliyeti hesaplattırdı.

2050 yılında elektrik ikmalinin tamamen yenilenebilir enerjilerden karşılanmasının ortalama maliyetinin kilovat saat başına 6,5 eurocent'e düşeceği, böylelikle de yenilenebilir enerjilerin en ucuz enerji kaynağı olacağı ortaya çıktı. Bu maliyete, enerjinin depolanmasına ve nakil hatlarına harcanacak para da dahil.

Uzmanlara göre çoğu Avrupa ülkesi için en ucuz enerji kaynağı rüzgâr olacak. Akdeniz ülkelerinde ise güneş enerjisinden çok daha fazla verim alınabilecek. Norveç ve Alpler Bölgesi'nde inşa edilecek barajlar Avrupa’nın enerji depolama ihtiyacını tümüyle karşılamaya yetecek.

İklim düşmanı sübvansiyonlar

Birleşmiş Milletler Çevre Programı Başkanı Achim Steiner, bütün dünyada fosil enerji hammaddeleri için yılda 500 milyar dolarlık sübvansiyon ödendiğini söylüyor. Steiner’e göre, sübvansiyonların kaldırılması durumunda fosil yakıt tüketimi hızla düşecek ve küresel karbondioksit emisyonu yüzde 40 oranında azalacak.

Achim Steiner, Berlin’deki bir buluşmada yaptığı konuşmada, bu alanda örnek bir uygulama başlatan İran’ın ham petrol ve doğalgaza yapılan devlet yardımlarını kaldırarak tüketimin önemli miktarda düşmesini sağladığını söyledi.

Kaynak: Deutsche Welle

0 Yorum:

Yorum Gönder