10 Şubat 2009

Take a seat - İnteraktif Yürüyen Koltuk Projesi



Üstte görmüş olduğunuz fotoğraf Hollandalı bir tasarım akademisi öğrencisinin mezuniyet projesine ait. Bu koltuğun 'hemcinsleri'nden ne farkı var derseniz, bu koltuk yürüyor ve üstelik yürümekle de kalmıyor sürekli sizi takip ediyor.

Mucidimiz bu koltuğu kütüphanelerde kullanım amacıyla tasarlamış. Kütüphaneye girip bu koltuklardan birinin yanına gidiyorsunuz. Ardından kütüphane kartınızı koltuğa okutarak hemen arkadaşlık bağını kuruyorsunuz. Bundan sonra bu koltuk taa ki siz kütüphaneden çıkıncaya kadar en yakın arkadaşınız oluyor. Kütüphane sınırlarını terk ettiğiniz anda arkadaşlığını bitirip gerisin geri yerine dönüyor.

Kütüphanede raflardan birinin önünde durup kitap mı aldınız, hemen oracıkta koltuğa oturup kitabınızı okumaya başlayabilirsiniz. Siz nereye koltuğunuz da oraya. Tabii ki sizin ayak izlerinizi takip ederek peşinizden gelmiyor bu koltuk. Üstünüzde taşıdığınız kütüphane kartının yaymış olduğu radyo dalgalarını takip ederek yürüyor bu marifetli cihaz.

İsterseniz aşağıdaki videodan neler yapıyormuş bu küçük koltuk bir bakın bakalım...

video

11 yorum:

  1. YA BENCE BU ÇOK GZL BİŞİ SEN GİDİYOSUN ODA PEŞİNDEN GELİYO BAYABİ İLGİNÇÇÇÇÇ......

    YanıtlaSil
  2. Bence çok güzel bir icat ama bunu okuduktan sonra bir kaç sorum oluştu: Radyo dalgalar insana çok mu zarar verir? Herkes kütüphanede olurken çok karışır ve sizin koltuğunu başka birinin peşine takılmaz mı? Çok hızlı yüzüyorsa insan yetişebilecek mi koltuk? Herkes istediği yerde oturursa diğer insanların kitap almak için yolu kapatabilir? vb.

    YanıtlaSil
  3. Radyo dalgaları frekans spektrumunda 3 Hz'den 300 GHz'e kadar olan geniş bir alanı kapsar. Bu frekans aralığında fm radyolardan mikrodalga fırınlara, cep telefonlarından wimax gibi gelişmiş ağlara kadar pek çok teknoloji kullanılmaktadır.
    Sağlık alanı ise oldukça tartışmalı. Yapılan araştırmalar bu cihazların düşük miktarda radyasyon yaydığını fakat bu değerlerinde insan sağlığı açısından tehlikeli olmadığını göstermektedir. Ancak özellikle cep telefonu gibi beynimize yaklaştırarak kullandığımız teknolojilerde şöyle bir sorun var: cihaz çağrı aldığında veya gönderdiğinde malum şebekeyle iletişim kuruyor... İşte tam bu noktada en fazla radyasyon yayımı gerçekleşiyor. Uzmanlar bu yüzden cep telefonlarını, çağrı geldiğinde hemen kafamıza yaklaştırmamızı söylüyor. Hatta çağrı alındığında etraftaki cihazların çalışmalarının 'bozulması-cızırdaması' da işte bu fazla radyasyondan (enerji yayımından) kaynaklanıyor.
    Bu cihazlar farklı kanallarda yani farklı frekanslarda çalışmaya ayarlı olduğu için sinyallerde karışmayacaktır. Ayrıca Koşmadığınız sürece de size yetişecektir.

    YanıtlaSil
  4. Cevaplarıbız için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  5. Şimdi sizin verdiğin cevaptan yeni sorunlarım oluştu. Birincisi mikrohertz'in sembölü ne? kilohertz ile megahertz arasında başka bir ...hertz varmı?

    YanıtlaSil
  6. Hertz olarak geçen ifade bir brimdir; aynı uzunluk biriminin metre, ağırlık biriminin kilogram olması gibi. Hertz, frekansın birimidir. Frekans ise, bir olayın bir saniye içerisinde kaç kere gercekleştiğini ifade eder. Örneğin 5 Hz demek o olayın 1 saniyede 5 kez tekrar ettiğini gösterir. Nasıl uzunluk birimleri nanometre-mikrometre-milimetre-metre-kilometre gibi basamaklara ayrılmışsa, Hertz'de aynı bu şekilde gösterilir. Mesela FM radyolar 88MHz-108MHz bandında çalışır (88MHz = 88000000Hz demektir.)
    Unutmadan MikroHertz'in kısa gösterimi de µHz'dir.

    YanıtlaSil
  7. Söylediğiniz herşeyi araştırarak öğrenmiştim benim demek istediğim şeybaşka; mikrohertz'in kısa gösteriminin birinci harfi nasıl bişey anlayadım, daha önce hiç görmemiştim...

    YanıtlaSil
  8. Bunların hepsini öğrendiğine sevindim :) Gelelim soruna... µ işareti bir harftir. Yunan alfabesinin 12. harfidir ve 'mi' diye okunur. Yunan alfabesindeki harflere bakarsan, pek çok bilim dalında (matematik, fizik, kimya) kullanıldığını göreceksin. Peki neden? Niye Yunan harfleri? Bu da benim sana sorum olsun :)

    YanıtlaSil
  9. Bu soruyu ben cevaplamak istiyorum.Bilim dallarında (matematik,fizik,kimya) yunan alfabesinin kullanılmasının sebebi yunan bilim adamlarının bu alanda kendilerini geliştirmeleridir.Birçoğumuzun tanıdığı aristotales,pisagor,arşimet,Miletli Thales ünlü, yunan bilim adamlarıdır.Yalnız araştırmalarım sonucunda "Hertz" ismini Alman fizikçisi,Heinrich Rudolf Hertz'den almıştır.Fakat alman fizikçisi tarafından bulunmasına rağmen sembollerinde yunanca alfabesinin kullanılmasının sebebini çözmüş değilim.

    YanıtlaSil
  10. Ben de Eda'ya katılıyorum ama bir şey daha eklemek istiyorum: Bence Heinrich Rudolf Hertz zamanında bilimin sembolleri, dili yunancaydı onun için H.R.Hertz de yunanca sembölü vermeye karar vermiş.

    YanıtlaSil
  11. ohooooooooooooo ne bu gzl de bna ödev için lzm zaten

    YanıtlaSil